.

13 Nisan 2013 Cumartesi

Türkiye de Yayımlanan En iyi 100 Kişisel Gelişim Kitabı


1. İNSAN MÜHENDİSLİĞİ / Nüvit Osmay/ Alfa Yayınları
2. İŞ BAŞINDA DUYGUSAL ZEKA/ Daniel Goleman/ Varlık
3. KİMİNLE, NE ZAMAN, NEREDE, NASIL KONUŞMALI/ Lary King/ İnkılap
4. GENÇ BİR İŞ ADAMINA/ Emre Yılmaz/ İlk Kaynak Yayınevi
5. HIZLI OKUMA /Mustafa Ruşen/ Alfa Yayınları
6. ETKİLİ İNSANLARIN 7 ALIŞKANLIĞI/ Stephen Covey/ Varlık
7. ZENGİN BABA YOKSUL BABA/ Robert Kiyosaki/ Kuraldışı
8. ATATÜRKÜN LİDERLİK SIRLARI/ Adnan Nur Baykal/ Sistem Yayınları
9. TÜRK USULÜ BAŞARI/ Mümin Sekman/Alfa Yayınları
10. YILDIZIN PARLADIĞI ANLAR/ Stefan Zweig / Can Yayınları
11. NEGATİF LİMANLARDAN POZİTİF SULARA/ Oğuz Saygın/ Hayat Yayınları
12. İÇE DÖNÜK KONUŞMANIN GÜCÜ/Shad Helmstetter/ Sistem Yayınları
13. YÖNETİMİN GELECEĞİ/ Melih Arat/ Mavi Ajans
14. TRANS VE DEĞİŞİM/ Richard Bandler- John Grinder / Alfa Yayınevi
15. KOT PANTOLUNLU YÖNETİCİ/ Murat Toktamışoğlu/ Mediacat yayınları
16. DEHANIN EL KİTABI/ Tony Buzan/ Sabah Yayınları
17. YA BİR YOL BUL YA BİR YOL AÇ YA DA YOLDAN ÇEKİL/ Mümin Sekman/ Alfa yayınları
18. DÜŞÜNCE ATLASI/ Nüvit Osmay/ Öncü Kitabevi
19. SHAKESPEARE’NİN YÖNETİM VE LİDERLİK SIRLARI/John Whitney/ Alfa Yayınevi
20. DÜŞÜN VE BAŞAR/ Muhammed Bozdağ/ Nesil Yayınları
21. İŞ YAŞAMINDA 100 KANGURU/ Şerif İzgören/ Academyplus
22. PROFESYONEL İŞ YAŞAMINDA KİŞİSEL İMAJ/ Özlem Çakır/ YKY
23. 80/20 İLKESİ/ Richard Koch/ Varlık Yayınları
24. BELLEK EĞİTİMİYLE ANIMSAMA YÖNTEMLERİ/ Tony Buzan/ Epsilon
25. FOTOĞRAFİK HAFIZA TEKNİKLERİ/ Melik Safi Duyar/ Yeni Stratejiler Yayınevi
26. SAHİP OLMAK YADA OLMAK/ Eric Fromm/ Arıtan Yayınevi
27. GİRİŞİMCİLİK TUTKUSU/ Michael Gerber/ Sistem Yayınları
28. İKTİDAR/Robert Greene/ Altın Kitaplar
29. KİŞİSEL ATALETİ YENMEK/ Mümin Sekman/ Alfa Yayınları
30. BİZİM DUYGUSAL ZEKAMIZ/Erdal Atabek/ Altın Kitaplar
31. DİKKAT VÜCUDUNUZ KONUŞUYOR/ Şerif İzgören/ AcademyPlus
32. LEONARDO DA VİNCİ GİBİ DÜŞÜNMEK/Michael Gelb/ Beyaz Yayınları
33. GENÇLERE TAVSİYELER/ Üzeyir Garih/ Hayat Yayınları
34. İNSAN İNSANA/ Doğan Cüceloğlu/ Remzi Kitapevi
35. İLETİŞİM ÇATIŞMALARI VE EMPATİ/ Üstün Dökmen/ Sistem Yayınevi
36. BEN DEĞERİ TİRYAKİLİĞİ/ A. Kadir Özer/ Sistem Yayınevi
37. DÜŞÜNMEK, ÖĞRENMEK, UNUTMAK/ Frederic Wester/ Arıtan Yayınevi
38. DÜŞÜN VE ZENGİN OL/ Napoleon Hill/Altın Kitaplar
39. BİR PIRILTIDIR YAŞAMAK/ İpek Ongun/ Remzi Kitapevi
40. İÇİNİZDEKİ LİDERİ GELİŞTİRMEK/ John Maxwell
41. BÜYÜK DÜŞÜNMENİN BÜYÜSÜ/ David Schwartz/ Sistem Yayınları
42. BAŞARI TAKTİKLERİ/ Edvard De Bono/ İlgi Yayınları
43. AZ SEÇİLEN YOL/ Scott Peck/ Akaşa Yayınları
44. NLP/Nil Gün/ Kuraldışı
45. YABANCI DİL ÖĞRENME YOLLARI/ ECE VAHAPOĞLU/ ALFA YAYINLARI
46. TÜKETİM KÜLTÜRÜ/Yavuz Odabaşı/ Sistem Yayınevi
47. BEŞİNCİ DİSİPLİN/Peter Senge/YKY
48. BAŞARININ YOLU/Yunus Bilge/ Güvender Yayınları
49. SINIRSIZ GÜÇ/ Anthony Robbins/ İnkılap Kitapevi
50. İÇİNDEKİ DEVİ UYANDIR/ Anthony Robbins/ İnkılap Kitapevi
51. BEDENİN DİLİ/Acar Baltaş/ Remzi Kitapevi
52. SÖZ SÖYLEMEK VE İŞ BAŞARMAK SANATI/ Dale Carnegie/ Kitsan
53. KİŞİSEL BAŞARI İÇİN 100 İPUCU/Steve Chandler/ Rota yayınları
54. YENİ KONUMLANDIRMA/Jack Trout/ Profilo Yayınları
55. BAŞARI ÜZERİNE SÖZ CEVHERLERİ/ İbrahim Refik/ Albatros
56. %100 DÜŞÜNCE GÜCÜ/Jack Addington/ Akaşa Yayınları
57. ÜSTÜN BAŞARI/Acar Baltaş/ Remzi Kitapevi
58. BEYİN GELİŞTİRME/ Marilyn Savant / İm yayınevi
59. YARATICI DÜŞÜNME/Nuray Sungur/ Evrim Kitapevi
60. KAZANMANIN YENİ DİNAMİĞİ/ Denis Waitley/ İnkılap Kitapevi
61. GENÇ BİLİM ADAMİNA ÖĞÜTLER/ P.B.Medawar/ Tübitak Yayınları
62. YARATICI İMGELEME/ Shakti Gawain/ Akaşa Yayınları
63. KÜRESELLEŞME VE YENİ EKONOMİ/Yaprak Özer/ Hayat Yayınları
64. NE HİSSETTİĞİNİZ KENDİNİZE BAĞLI/ Mckay Dınkmeyer/ HYB
65. DUYGUSAL VAMPİRLER/ Albert Bernstein/ Alfa Yayınevi
66. BİR LİDER OLABİLMEK/Warren Bennis/ Sistem Yayınevi
67. KESİN İNANÇLILAR/ Eric Hoffer/ İm Yayınevi
68. TÜRKİYEDE SİBERNETİK VE NLP UYGULAMALARI/ Tamer Dövücü/ Beyaz Yayınları
69. HAYAT YOLUNDA/ Taha Akyol/ Doğan Kitap
70. BAŞARMAK HEM KOLAY HEM ZORDUR/ Selçuk Yaşar/ Özel baskı
71. DEĞİŞİM KUŞAĞINDAKİLER/ Nejat Sezik/ Hayat Yayınları
72. OLUMLU DÜŞÜNME/ Vera Peiffer/ Alfa Yayınları
73. DÜNYANIN EN BÜYÜK SIRRI/ Og Magdino/ Epsilon Yayınevi1
74. KONUŞMA EĞİTİMİ/ Suat Taşer/ İleri Kitabevi
75. KİŞİLİK BULMACASI/florence Littauer/ Sistem Yayınevi
76. KESİNTİSİZ ÖĞRENME/ Mümin Sekman/ Alfa Yayınevi
77. HİTABET SANATI/ Nejat Muallimoğlu/ Avcıol Matbaası
78. REKABETÜSTÜ/ Edward De Bono/ Remzi Kitabevi
79. EN ÜSTTEKİLER/ Kazım Kılınç/ Ekovitrin Yayınları
80. KİŞİSEL İMAJ/Müjde Ker Dinçer/ Alfa Yayınevi
81. BABİLİN EN ZENGİN ADAMI/ George Clason/Arion Yayınevi
82. İNSANLARI ETKİLEME YOLLARI/ Robert Cialdini/ İmge Yayınları
83. ŞEYTANIN FISILDADIKLARI/ Emre Yılmaz/ İlkkaynak yayınları
84. HIZLI VE KOLAY ÖĞRENME/ Reha Oğuz Türkkan/ Alfa yayınevi
85. KULAĞINIZA KÜPE OLSUN/ Bülent Şenver/ Dünya yayınevi
86. DÜNYA DÜŞÜNCE ANTOLOJİSİ/ İsmail Özmen/ Saypa
87. BAŞARI İÇİN STRATEJİLER/ John Maxwell-Jım Dornan/Sistem Yayınları
88. NLP/ Hery Adler/ Sistem Yayınları
89. BAŞKASINA ÇALIŞARAK ZENGİN OLUNMAZ/ Robert Fritz/ Alkım
90. ZAMAN YÖNETİMİ/ Ray Joseph/ Epsilon Yayınevi
91. SAKLI HAYATLAR/ Cemal Kalyoncu/ Zaman kitap
92. DEĞİŞİM KÜLTÜRÜ/ Faruk Türkoğlu/ Arıtan yayınları
93. DEVRİMCİLER İÇİN KURALLAR/ Guy Kawasaki/ Mediacat kitapları
94. PRENS (HÜKÜMDAR) /Niccolo Machiavelli/ Alkım Yayınları
95. ETKİLİ İNSAN OLMAK/ John Maxwell-Jim Dornan / Sistem yayınları
96. İLETİŞİMSİZLİK BECERİSİ / Kadir Özer / Sistem Yayınları
97. OKUMA ZENGİNLİĞİ/ Roz Townsend / Sistem Yayınları
98. DÜNYANIN EN İYİ SATICISI / Og Mandino / Boyner
99. LİDERDEN LİDERLERE / Drucker Vakfı/ MESS yayınları
100.GÜÇLÜ HAFIZA / Ahmet Yıldız / ALFA Yayınları

Kiminle, Ne Zaman, Nerede, Nasıl Konuşmalı - Lary King




Larry King’in bu kitabı, kişisel gelişim üzerine güzel ve çok satan kitaplardan biri.Yazar kitapta ikili ilişkilerdeki  tecrübelerini paylaşmış.Özellikle iş dünyasına yeni adım atmış genç arkadaşlara önerebilirim.
  
Kitap İçeriği ;

- Konuşmayı başlatmak
- Topluluğa sesleniş, prezantasyonlar
- Şimdiye kadar sorulmuş en iyi soru
- Utangaçlığı yenmek, karşınızdakini rahatlatmak
- Mizah ne zaman kullanılır
- İş görüşmesinde nasıl konuşmalı
- Bir iş görüşmesi için üç anahtar
- En iyi konuşmacıların sahip olduğu sekiz ortak özellik


Türk Kültüründe Yönetmek – Prof. Dr. Acar Baltaş




Avrupa veya Amerikan Kültürünü direkt olarak alıp, kendimize uyarladığımızda birçok sorunun da ardı sıra geldiğini biliriz . Arada da kendi kendimize hayıflanır dururuz bize uymaz, kan uyuşmaz  diye. En azından benim arada kendi kendime söylendiğim çok olur, her ne kadar Avrupalıyız desek de kafa yapımızın farklılığı malum.
İşte  Prof. Acar Baltaş tam da bu noktadan böyle bir eser yazmış. Gördüğümde tam da benim kitabım dedim kendi kendime.Keyifle okuyacağınıza, kendinizden birşeyler bulacağınıza eminim.
Kitap tanıtımı şöyle
Kİtap, Türk iş dünyasının kendi kültür değerlerinden nasıl etkilendiğini araştırmakta ve bu değerleri dikkate alan bir liderin hem ülke çapında hem de dünyada nasıl başarılı olacağını göstermeyi amaçlamamış. Çünkü iş hayatında başarı, yaygın şekilde özenildiği ve uygulanmaya çalışıldığı gibi, ithal süreç ve ölçütleri olduğu gibi kullanarak değil, bunları kendi kültürünün tarzına ve dokusuna uyarlayıp hayata geçirerek kazanılır.
Batı dillerinde “vefa”, “hatır”, “gönül” kelimelerinin karşılığı yoktur. Çünkü bu dillere kaynaklık eden kültürlerde bu kavramlar yoktur. Buna karşılık “vizyon”, “misyon”, “strateji”, “plan” kavramlarının karşılığı da bizim dilimizde bulunmaz. Bizim geleneğimize göre “kervan yolda düzülür,” “istim arkadan gelir”. Bir kültürün düşünme biçimini yansıtan dil psikolojisi, bu tür kavramların oluşmasının ya da oluşmamasının nedenlerini ve bugünkü hayata olan izdüşümlerini ortaya koymaktadır. Bu kitap, aynı dil psikolojisi gibi, Türk iş dünyasının kendi kültür değerlerinden nasıl etkilendiğini araştırmakta ve bu değerleri dikkate alan bir liderin hem ülke çapında hem de dünyada nasıl başarılı olacağını göstermeyi amaçlamaktadır. Çünkü iş hayatında başarı, yaygın şekilde özenildiği ve uygulanmaya çalışıldığı gibi, ithal süreç ve ölçütleri olduğu gibi kullanarak değil, bunları kendi kültürünün tarzına ve dokusuna uyarlayıp hayata geçirerek kazanılır.

Gerçeklik Testi – Guy Kawasaki




Kawasaki ,  2000’li yıllarda iş dünyasının en çok okunan yazarlarından  biri.
Yazar  Gerçeklik Testi ile tüm birikimini ortaya koymuş.Akıcı  ve eğlendirici  tarzıyla
aklını, bilgeliğini ve duruşunu bu kitabında  ortaya koymuş. Gerçeklik Testi, şirketinizde yanlış giden bir şeyler olup olmadığını test etmenin ve bu yanlışlar yerine doğruları koymanın yollarını anlatıyor. Rakiplerden müşteri hizmetlerine, inovasyondan pazarlamaya en yeni ve en son kuralları aktarırken sağduyuya bağlı kalmanın yollarını özetliyor.
Kitap,  iş yönetimi ve pazarlama için yeni elkitabı olmuş. Hiç sıkılmadan keyifle okunacak aynı zamanda da  öğretisi bol bir kitap, Gerçeklik testi…






Kötü Liderlik – Barbara Kellerman





Barbara Kellarman’ın  ‘Kötü Liderlik’  isimli kitabı oldukça güzel bir eser. Hep iyilere bakarak kendimize model alır, ne yapmışlar nasıl başarmışlar öğrenmek isteriz. İş Hayatında iyi Liderler kadar Kötü Liderlerin de öğretisi çoktur.İyilerden neleri yapmamız gerektiğini, kötü liderlerdense neleri yapmamamız gerektiğini öğrenir, üzerimizde  yarattığı duygulardan yola çıkarak, karşımızdakilerle çok iyi empati kurmayı öğreniriz….

Performans Değerleme ve Çalışan Verimliliği - Dr. Kurtuluş Kaymaz





Performans Değerlendirme,   Şirketler için stratejik önem taşıyan, İnsan Kaynakları Departmanları içinse ağrılı ve önemli  bir süreç . Biliyoruz ki  herşey  çalışan verimliliğinin artması,  emeğin, yetkinliklerin max. seviyede olabilmesi adına.Dr.Kurtuluş Kaymaz ın bu kitabı,  performans değerleme ve çalışan Verimliliği adına son derece  iyi bir çalışma….

Ücret Yönetimi - Dr. Kurtuluş Kaymaz




İnsan Kaynakları’nda ücret yönetimi  son derece hassas ve önemli bir konu.Dengeler iyi kurulmazsa ve iyi yönetilmezse şirket içerisinde kaosa neden olabilecektir.Bu konuda tavsiye edebileceğim güzel bir kitap.

Kitabın ana başlıkları şöyle :

İnsan Kaynakları Yönetiminde Ücretin Yapısı ve Oluşum Süreci
Ücretin Tanımı ve İlkeleri, Ücretin Tarihsel Gelişimi, Ücretlemeden Güdülen Amaçlar
Ücret Oluşumunu Etkileyen Faktörler
Çağdaş Ücretleme Sistemlerine Geçişi Zorunlu Kılan Nedenler
Ücret Sistemlerini Oluşturmada Temel Yaklaşımlar
Performansa Dayalı Ücretleme Sistemleri
Bereciye Dayalı Ücretleme Sistemi
Beceriye Dayalı Ücretleme Sisteminin Bir Endüstri İşletmesinde Uygulanma Modeli
Beceriye Dayalı Ücretleme Sisteminin Bir Endüstri İşletmesinde Uygulanma Modeli

11 Nisan 2013 Perşembe

Alıskanlıkların Gücü / Charless Duhing




Birkaç ay önce okuduğum,  Charles Duhingg tarafından yazılmış olan “Alışkanlıkların Gücü” (The Power of Habits) kitabı, alışkanlıkların nasıl oluştuğunu, işleyişini ve değişim mekanizmalarını anlatıyor.  Olimpiyat yüzücüsü Michael Phelps'in, Starbucks'ın CEO'su Howard Schultz'un ve yurttaşlık hakları hareketinin kahramanı Martin Luther King'in başarısında doğru alışkanlıkların ne kadar önemli bir rol oynadığından bahsetmiş.Alışkanlıkların bir kader olmadığını anlatarak, alışkanlıkları değiştirmenin yöntemlerini anlatmış.Alışkanlıklarla ilgili merak ettiğiniz tüm soruları  örnekleriyle  açıklıyor. Kitapta çarpıcı örnekler, bilimsel makaleler yer alıyor ve okunması son derece keyifli bir kitap.Kitabın sayfalarını  çevirirken, bir sonraki sayfada ne anlatılacak merakla bekledim diyebilirim.
Kitap, üç bölümden oluşuyor. Birinci bölümde bireysel alışkanlıkların nasıl doğduğu anlatılıyor. İkinci bölüm başarılı şirket ve organizasyonların alışkanlıklarının incelenmesine ayrılmış. Üçüncü bölümdeyse toplumsal alışkanlıklar ele alınıyor.
Kitapta, alışkanlıkların oluşumu üç aşamada anlatılıyor. Duhingg’ e göre; alışkanlıklarımız bir işaretle başlıyor. Beynimiz o işareti algıladıktan sonra uygulamaya geçiyor. İşaret algılanınca, beynin o konudaki rutini devreye giriyor. Rutinin sonucunda ödüle ulaşıyor. Ödülün  kişiye tatmin sağlaması; davranışın tekrarlanmasını sağlıyor.  Zaman içerisinde  işaret ve ödül iç içe geçiyor. İşaret oluşunca, kişi ödül için büyük istek duyuyor.
Alışkanlıklarınızın oluşumu anlatıldıktan sonra, sırada alışkanlıklarınızın değişim mekanizması var. Duhingg‘e  göre; yeni bir alışkanlık yaratmak için, alışkanlıklarınızın işaret ve ödül kısmına dokunmadan rutini değiştirmeniz gerekiyor.Burada bitirmek istediğiniz  alışkanlığın yerine başka bir alışkanlığı koymak ve harekete geçirmek gerekiyor.
Araştırmalara göre; yeni alışkanlık yaratmak, özellikle ürün ve hizmet satan firmaların da ilgisini çekiyor. Şirketler ürünlerini arada sırada alınır bir ürün olmaktan ziyade, gündelik yaşamın içerisinde bir ürün haline sokarak  ürünle ilgili alışkanlık yaratmak istiyorlar. Kitap; P&G Firmasının  kötü kokuları her kumaştan çıkarabilen ürünü olan Febreze’nin değişim sürecini  ele almış. P&G ;  piyasaya sunmaya hazırlandığı yeni ürünü Febreze için milyon dolarlar harcıyor. Febreze’yi, kötü kokulardan arınmayı sağlayacak bir ürün olarak piyasaya çıkartıyor. Ürün satmıyor ve piyasadan çekilmesi yönünde yönetimden uyarı almakta gecikmiyor.Pazarlama ekip yöneticisi  durumu düzeltmek için son bir şans istiyor ve yeni bir alışkanlık  oluşturması gerektiğini düşünüyor. Tekrar araştırmalar yapılıyor,  yapılan araştırmaların   sonunda kullanımı tetikleyen bir işaret bulunuyor ve ürünün  temizlik yapıldıktan sonra  kullanılması gerektiği sonucuna varılıyor.  
Ürünün  kötü kokuları etkisiz hale   getirmekle kalmayarak, kendine özgü bir hoş bir kokuya sahip olması için ürüne birde parfüm ilave  ediliyor. Bana göre negatif çağrışım yapan  “Kumaştan kötü kokuları çıkarır”  sloganı, daha  pozitif çağrışım yapan “Yaşamın kokularını temizler” sloganı olarak   değiştiriliyor. Febreze yeni alışkanlık yaratılarak,   milyar dolarlık bir işe,  hatta    gazetelerden takip ettiğim  kadarı ile P&G nin  en başarılı markaları arasına giriyor.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                           


Aşk - Elif Şafak


Akıcı dili ile bir solukta okunan ve hayatın anlamını sorgulamaya davet eden bir kitap, Aşk.

Ya ortasındasındır Aşk'ın merkezinde; ya da dışındasındır, hasretinde.. Ella Rubinstein (40) Amerikalı bir ev kadınıdır. Tipik burjuva değerlerinin hâkim olduğu oldukça varlıklı bir ailesi, düzenli ve görünüşte sorunsuz bir evliliği vardır. Üç çocuğunu da büyüttükten sonra bir yayınevinde editör-asistanı olarak iş bulur; görevi A. Z. Zahara adlı tanınmamış bir yazarın tasavvuf felsefesini konu alan tarihi romanını değerlendirmektir. Ancak hayatının kritik bir döneminde eline aldığı bu kitap, hiç beklemediği bir şekilde Ella'yı derinden sarsacak, dünyevi aşkı keşfetmek adına zorlu ve tehlikeli bir yolculuğa çıkmasına neden olacaktır. Hayatlarımızın durgun gölünü dalgalandıran taş misali, yüzleşmek zorunda olduğumuz sıkıntılar, acılar... ve aşkın peşinde katetmek zorunda olduğumuz zorlu yollar, ödediğimiz bedeller... Aşk... kitap içinde bir kitap, hayatın anlamı peşinde bir aşk macerası... Aşk... Elif Şafak'tan arayışa, gerçeğe ve keşfetmeye dair bir roman…


Aşk'ın 40 Kuralı yada Gönlü Geniş Ruhu Gezgin Sufi Meşreplilerin 40 Kuralı  sıralanmış romanda. Ben burada ilk kuralını yazacağım:

1   1.  Kural: Yaradanı hangi kelimelerle tanımladığımız, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet Tanrı dendi mi öncelikle korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sende korku ve utanç içindesin çoğunlukla. Yok eğer Tanrı dendi mi evvele aşk, merhamet ve şefkat anlıyorsan, sende de bu vasıflardan bolca mevcut demektir.

Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde, ya da dışındasındır, hasretinde.

Competence at Work: Models for Superior Performance- Lyle M. Spencer & Signe M. Spencer






Competence at Work: Models for Superior Performance- Lyle M. Spencer, Signe M. Spencer

Provides analysis of 650 jobs, based on 20 years of research using the McClelland/McBer job competence assessment (JCA) methodology. Includes generic job models for entrepreneurs, technical professionals, salespeople, service workers and corporate managers. Defines JCA and describes in detail how to conduct JCA studies. Suggests future directions and uses for competency research.

"... did most of the work on the entrepreneur competency study reported in …

 İşyerinde Yetkinlik: üstün performans modelleri

McClelland / McBer iş yetkinlik değerlendirmesi (JCA) metodolojisi kullanılarak yapılan  araştırma,  20 yıllık bir zamana  dayanan,  650  iş analizini kapsar. Girişimciler, teknik uzmanlar, satış temsilcileri, hizmet çalışanları ve şirket yöneticileri için genel iş modelleri içermektedir.  Geleceğe yönelik ve yetkinlik araştırmaları için kullanılmıştır.

The extraordinary leader/ Jack Zenger and Joe Folkman - Sıradışı Liderlik




Zenger ve Folkman  21.yüzyıl Liderliğini Klasik Liderlik tanımlamalarından çıkartarak, bu kitapta tekrar ele almış. 
Kitapta bilimsel çalışmalarla  liderlik kavramı tekrar ele alınıyor ve   okuyucu konu hakkında pragmatik bir şekilde  tekrar düşünmeye yönlendiriliyor.

Aşağıda Zenger ve Folkman çalışmalarını detaylı inceleyebileceğiniz site adresi bulunmakta:

http://www.zfco.com

People can learn how to lead. This was the position John H. Zenger and Joseph R. Folkman took when they wrote their now-classic leadership book The Extraordinary Leader—and it’s a fact they reinforce in this new, completely updated edition of their bestseller.
When it was first published, The Extraordinary Leader immediately attracted a wide audience of aspiring leaders drawn to its unique feature: the extensive use of scientific studies and hard data, which served to demystify the concept of leadership and get readers thinking about the subject in a pragmatic way.
Now, Zenger and Folkman revisit the subject to address leaders’ most pressing concerns today. The result is an up-to-date, essential leadership guide for the twenty-first century that includes:
Late-breaking research on the psychology of leadership

PARADİGMA (ZİHİN HARİTASI) DEĞİSTİRMEK ZOR DEĞİL


Ne dersiniz zihnimizde kategorilere ayırıp, etiketlediğimiz önyargıları değiştirmek belki o kadar da zor değildir…. Steve Cohen den bakış açımızı değiştirmek üzerine ;

Önemli bir toplantıda cep telefonuyla bağıra bağıra konuşan bir kişi garibinize gidiyorsa, paradigmanızı değiştirmeden onu değerlendirdiğiniz için, siz yanılıyorsunuzdur. Örneğin trende giderken, bir baba, 3 evladıyla oturup, sürekli ağlayan çocuklarına hiç "susun!" demeden yolculuğa devam ettiğinde; siz ona ‘ne gamsız adam!!!’ diyebilirsiniz. Ama sorsanız, onlar hastaneden geliyorlardır; bir saat önce çocukların anneleri ölmüştür ve eve dönüyorlardır.
Prof. Covey’in konuşmasını dinlemeye gelen annesi, arka sırada oturan 2 kişinin toplantı boyunca sürekli konuştuklarını görerek, çok öfkelenmiş ve oğlumu küçümsüyorlar diyerek çok üzülmüş. Yemek molasında oğluna; şunların kafasına çantamı indiresim geliyor, demiş. Oğlu, anne "o adam Finlandiyalı, burada simültane tercüme yok, mecburen tercümanı yanına oturttuk", demiş.
Havaalanında aktarma yapmak isteyen yaşlı bir hanım, uçağının 2 saat gecikmeli olduğunu öğrenince, dergiler ve bir kutu kurabiye alarak bekleme salonuna geçmiş. Yanındaki sehpaya da dergileri ve kurabiye kutusunu bırakarak, okumaya dalmış. Bir ara bakmış ki, yanındaki koltuğu oturan bir adam, sehpadaki kurabiye paketini açıyor ve de yemeye başlıyor. Kurabiyelerin kendisine ait olduğunu hissettirmek isteyen kadın, adama dik dik bakmış. Hatta, canı o an istemediği halde, kutudan bir kurabiyeyi ağzına atmış. "Her halde kurabiyelerin sahibinin kim olduğunu artık anlamıştır" diye düşünürken, adam bir tane daha ağzına atmaz mı? Hemen kadın da bir tane daha atmış ve bir yarışmadır başlamış, adam bir tane, kadın bir tane. Sonuçta kutuda tek kurabiye kalmış, adam onu hızlıca kaparak ortadan bölmüş, gülerek kadına ikram etmiş. O sırada, kadının uçağının alana indiği anonsu duyulmuş ve işlemler için kadın bankoya gitmiş. Pasaportunu çıkartmak için çantasını açtığında, bir de ne görsün? Kendi kurabiye paketi, hiç açılmamış olarak çantasında durmuyor mu?!! Meğer, adamın kurabiyesini yiyormuş…
Başkalarının düşünce ve davranışları hakkında hüküm verirken, elimizdeki veriler çoğu zaman yeterli olmuyor. Davranışların nedenini bilmeden çok yanlış yargılara varabiliyoruz.
Covey bu örnekleri; aynı 'bilgi'ye farklı bir bakış, bizim davranışlarımızı belirler, diye özetliyor. Buradan yola çıkarak çözemediğimiz sorunlar için, paradigma (zihin haritası) değiştirmenin gereğini vurguluyor.
Einstein'in bir sözünü anımsatıyor: Karşılaştığınız sorunları, o sorunları yarattığınız düşünce düzleminde kalarak çözemezsiniz. Çoğumuzun zaman zaman yaptığı gibi, "sorunların içinde kaybolmak" yerine, paradigma değiştirmeyi başarıp, sorunlara farklı biçimde yaklaşabilenler, o sorunu aşma şansını da yakalıyorlar. Zaten sorunlarımızı dostlarımızla paylaşmamızın nedenlerinden biri de, farklı bir bakışın, bize farklı davranabilme kapısı aralama ihtimali değil midir?
Çözümsüz gibi gördüğünüz sorunlar konusunda paradigma değiştirmenin önemi vardır. Aslında hayatımızı, başarımızı, mutluluğumuzu belirleyen bizim kendi davranışlarımızdır. Başımıza gelen her şeyle, onlara verdiğimiz "tepki ve yanıt" arasında geniş bir hareket alanı vardır...

Stephen R.Covey



10 Nisan 2013 Çarşamba

Haftanın Dipnotu: 18 yaş altındaki sigortalılık emekliliğe sayılır mı?


5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 38'inci maddesinin ikinci fıkrasına göre, "malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında, 18 yaşından önce malülüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurduğu tarihte başlamış kabul edilmektedir." Bu tarihten önceki süreler için ödenen sigorta primleri, prim ödeme gün sayısının hesabında dikkate alınır. Ancak, 4 (a) sigortalılarının sigortalılık başlangıç süresi  01.04.1981 tarihinden önce ise bu tarih, 01.04.1981 tarihinden sonra ise, 18 yaşın doldurulduğu tarih sigortalılık süresinin başlangıcı sayılmaktadır. (5510/Geçici 6.md.)

9 Nisan 2013 Salı

Değişim Döngüsünde; Geçmise İhanet


Çalışma arkadaşlarımızın iş yapış biçimlerine dair değerlendirmelerimiz vardır ve genelde bu kişiler bir anlamda şirket içerisinde bu özellikleriyle de bilinir ve kabul görürler.

 Mehmet  için: “Azimli, hırslı, adil ve kararlı  biridir, bitmeyecek bir enerjisi vardır.”

Zeynep  için: “Hatasız iş yapar, sıkılmadan detaylıca anlatır, departmana yeni katılanlara çok güzel iş öğretir, herkese yardımcı olmayı sever”

Kenan  için: “Herşeyi milimine kadar hesap eder, detaylandırır, plansız iş yapmaz,işi hatasızdır”

Bu değerlendirmelerimiz  bulundukları  pozisyonlar içindir ve  bu haliyle  etiketleriz.
Bu kişiler iş yaşamında bu özellikleriyle başarılı olmuşlar ve bu özellikleriyle takdir görmüşlerdir. Bu özelliklerin çok iyi özellikler olduğunu da söyleyebiliriz. Eğer bu özellikler doğru yerde değerlendirilirlerse.
Bu kişilerin bugüne kadar  bulundukları pozisyondan bir üst  yönetici pozisyona geçtiklerini düşünelim.

O zaman Mehmet in bu hırslı, enerjik ve sorun çözen yapısı sadece işe odaklanarak  ikili  ilişkilere  zaman  ayıramamasına,yeterince kişileri  analiz edememesine,  ikili ilişkileri  iyi  yönetememesine,

Zeynep in bu çalışkan ve yardımsever yapısı  gerektiğinde “Hayır” demeyi bilmeyen ve iş delege edemeyen bir yönetici olmasına,

Kenan ın bu kadar detaycı olması da  zamanı  iyi  yönetememesi, anlık değişimlerde bu değişimlere ayak uyduramamasına neden olabilir.
Bu kişilik özellikleri, bir ekip içerisinde bu özellikleri ile değerlendirildiğinde iyi bir ekip çalışanı olarak göz doldurur. Fakat iş artık,  yönetmeye geldiğinde bu özellikleri bir ileriye götürebilmek ve bu  özelliklerin yanında  başka  özelliklerinizi, potansiyelinizi açığa çıkartmak  gerekecektir.Sonuçta bulunulan pozisyondan başka bir pozisyona geçmekte  bir değişimdir ve bu değişimi iyi yönetmek, bugüne kadar kullanmadığınız yeteneklerinizi fark etmeniz gerekecektir.Yoksa bugüne kadar size başarı kazandıran bu özellikleriniz, yanına hiçbirşey katmadan, tek başına kullanıldığında bu haliyle  karşınıza engel olarak karşınıza çıkabilecek, yeni pozisyonunuzda başarısızlık olarak nitelendirilebilinecektir. 

Burada hemen aklıma gelen bir olayı paylaşmak isterim:

Uzun yıllardır birlikte çalıştığımız o güne kadar kararlı, mantıklı ve adil olarak gördüğüm bir yönetici ile şöyle bir vakamız olmuştu;

Şirket çok büyük bir değişim sürecinde iki  farklı şirketin birleşme sürecini yaşıyoruz.  Bu olayda da o güne kadar olduğu gibi, ortaklaşa bir karar almamız gerekiyor.O güne kadar çalıştığımız şirketin duruşu ve kuralları çok belirgin,   diğer birleşilen şirketse kuralları çok oturmamış ve diğer şirket kadar bu anlamda kurumsallaşamamış.Sonuçta bir uyum sürecindeyiz. O zamana  kadar bu yönetici ile aldığımız kararlar ve ortaklaşa sergilediğimiz bir tutumumuz var.Fakat artık bu uyum süreci ile birlikte iki şirketi tek bir ortak noktaya getirmemiz, yani birbirlerine biraz esneterek, ortak duruşa getirmemiz  gerekiyor.Bir çalışan için karar almamız gerekiyor, ben bu olayda biraz esnememiz gerektiğini söylediğimde,bana bu yönetici şöyle demişti.

“Bizim yıllardır bu durumda hiç affımız yok ve şu kararı alıyorduk, şimdi böyle yapmazsak  geçmişimize ihanet  olmaz mı?”

Bu yönüyle baktığımızda, birleşilen diğer şirkette aksine böyle bir olayda hiçbirşey yapmıyordu, bu durumda  bizim için süregelen kararı almak artık  haksızlık olarak karşımıza çıkacaktı ki, sonuçta  iki  farklı kültürdeki şirketi tek çatıda toplamıştık.
İşte o gün değişimin önündeki ilk psikolojik engeli “geçmişimize ihanet etmemek” üzere duyulan duygusal bağlılık olarak nitelemiştim.
O güne kadar iyi olan bir özellik,  sonraki zamanlarda karşımıza engel olarak çıkabilir. Bu yöneticide de olduğu gibi, o güne kadar olan kararlı ve adil duruşu değişim döneminde değişime ayak direyen, uyum gösteremeyen, statükocu bir kişilik olarak görülebilinir ve geçmişin doğru ve ona başarı kazandırmış  özelliği değişim karşısında sorun olabilirdi.

5 Nisan 2013 Cuma

Peryön Ege Bölgesi 2013 yılı faaliyetleri


Konuğumuz köşesinde ilk konuğumuz Peryön Ege Şube Başkanı ve Teleset Grup İnsan Kaynakları Müdürü Sn.Serdar Kalaycıoğlu. Konumuzsa Peryön Ege Şubesi 2013 yılı  faaliyetleri.Buradan da Serdar Beye iyi dilekleri ve katılımı için teşekkür ederim.
Merhaba,

Yeni bir blog yeni bir köşe ve buraya ilk yazan ben olmanın verdiği heyecan ile başlıyoruz.

Sevgili Gülçin ile Peryön mutlu saatlerin Mart toplantısında konuşurken  sordu,  başkan değişik ne koyayım bloğuma diye.

Bende konuk yazarlar olsun, değişik konularda yazsınlar, paylaşsınlar bilgilerini dedim. Hemen arkadan geldi tabii,   peki başkan sen yaz o zaman ilk konuk yazısını dedi  bende seve seve kabul ettim.
Doğal olarak ilk yazımda biraz Peryön Türkiye İnsan Yönetimi Derneği  Ege şubesinden bahsetmek isterim. Derneğimiz 41 yıldır Türkiye’de İstanbul merkez olmak üzere toplam 6 ilde faaliyet göstermektedir. Ege bölgesi olarak ta busene 18. yılımız. Yaklaşık Ege’de 450 Türkiye’de 3000 kişiye ulaşan üye ve gönüllülerimiz ile insan yönetimi konusunda Türkiye’nin en önemli sivil toplum kuruluşuyuz.
Üye profilimiz ise insan ile ilgilenen, insan yöneten herkes derneğimize üye olabilir. Şu an İnsan kaynakları yöneticileri, çalışanları , çeşitli departmanlardan yöneticiler,  akademisyenler, öğrenciler ve insan yönetimi gönüllüleri bulunmaktadır.
Peryön Ege şubesine  www.peryonege.org.tr  adresinden online olarak üyelik başvurusu yapılabilinir.

Ege şubesi olarak 2013 yılında yapacağımız faaliyetlerimizi sıralayacak olursak;

10.Nisan 2013 Dokuz Eylül Üniversitesi İİBF Fakültesi Kariyer günleri ve Endüstri Mühendisliği topluluğu panellerindeyiz.
13.Nisan.2013 cumartesi Pınar Et fabrikamıza gezi düzenliyoruz.
7 Mayıs da  şirketler arası Bowling turnuvamız var.
6-10 Mayıs tarihlerinde Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kariyer günlerinde paneldeyiz.

15.Mayıs.2013 tarihinde İnsan Yönetimi  Ödülleri tanıtımı yapılacak.2012 yılında derneğimizin düzenlediği yarışmada fark yaratan uygulamalar ödüllerini alan firmalar İzmir’de uygulamalarını anlatacaklar. Etkinliğimiz Yaşar Üniversitesi Alsancak kampüste olacak.
Mayıs ayı içerisinde bahar yemeğimiz olacak.
20-21 Eylul tarihinde, Peryön 2013 yılı zirvemizi gerçekleştireceğiz.
Bugüne kadar belli olan faaliyetlerimizin başlıcaları bunlar. Bunların dışında her ayın üçüncü Çarşambası mutlu saatlerde tüm üyelerimiz ve gönüllülerimiz bir araya gelip, sohbet ediyoruz.
Bu blogdaki  ilk  konuk  yazısı ve benimde ilk yazım, öncelikle bu bloğu hazırlayan sevgili Gülçin Şafak hanıma çok teşekkür ediyorum. İnsan ve insan yönetimine bu blogla destek oluyor ve bizlerin bilgi ve birikimlerimizi bu  köşeyle  paylaşmamıza olanak sağlıyor. Her ne kadar bugün sadece Peryön’den bahsetmiş olsak da bundan sonra ben ve Peryön Yönetim Kurulu ve değerli üyeleri de burada çeşitli konularda görüşlerini paylaşacaklardır. Bilgimizi, uygulamalarımızı paylaşıp herkesin birbirinden bir şeyler öğrenmesini, faydalanmasını sağlamalıyız.
Tekrar bloğun hayırlı olsun sevgili Gülçin, tekrar görüşmek üzere…

Serdar Kalaycıoğlu
Peryön Ege Bölge Başkanı
Teleset  Grup İK Müdürü



4 Nisan 2013 Perşembe

Haftanın Dipnotu - İşyerinde, işçinin 1 yıl önce yapmış olduğu hırsızlıgın ögrenilmesi halinde


4857 sayılı İş Kanunu, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan durumlarda, işçi ve işverene tanınmış olan sözleşmeyi bildirimsiz fesih yetkisinin, iki taraftan birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği günden başlayarak 6 işgünü geçtikten sonra ve her durumda eylemin oluşumundan itibaren 1 yıl sonra kullanılamayacağını düzenlemektedir. Ancak, işçinin olayda maddi çıkar sağlaması halinde bir yıllık sürenin uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, işçinin suiistimal  yaptığının aradan bir yıl geçtikten sonra öğrenilmesi veya anlaşılması durumunda iş sözleşmesi  İş  Kanunu’nun 25/II uyarınca işverence feshedilebilecektir.

2 Nisan 2013 Salı

Değişimi Kucakla / Tony Buzan


Değişimi fark etmek, anlamak ve yönetmek adına son derece güzel ve farkındalık yaratan bir kitap: Değişimi Kucakla.
Değişim, hayatımızın gerçeği. Çevremizdeki  herşey sürekli olarak değişiyor; biz istesek de istemesek de, hatta kendimiz bile. Değişim bu kadar doğal ve sürekliyken, değişimin adını duyduğumuzda korkularımız başlıyor.Tony Buzan bu kitabında, değişimi anlamamıza ve yönetmemize yardımcı olacak etkin Zihin Haritası yöntemini ve zihinsel gelişim tekniklerini ele almış. Şartlarımız ne olursa olsun değişim karşısında güven geliştirmemize ve geleceğimizi dönüştürebilme yeteneğimizi geliştirmemize olanak sağlıyor.
1)Değişimi ve ondan nasıl etkilendiğinizi fark edin.
2)Değişime tepki olarak ne kadar esneyebileceğinizi keşfedin, nerelerde ne kadar esneyebiliyorsunuz ?
3)Değişimleri fırsatlara dönüştürmek ve Dönüşümünüz  için Buzan gereçlerini  inceleyin


1 Nisan 2013 Pazartesi

SGK : Devlet Yardımı, Teşvik ve Desteklerde alınacak Borcu Yoktur Belgesi


SGK : Devlet Yardımı, Teşvik ve Desteklerde alınacak Borcu Yoktur Belgesi için aşağıdaki şartların yerine getirilmesi gerekmektedir :
5510 S.K.MD. 90
Ülke çapında uygulanan ve özel bir izne veya belgeye dayanmayan genel düzenlemeler hariç olmak üzere, belirli bölgelere veya sektörlere yönelik ya da kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen özel belgelere veya izinlere dayalı olarak kamudan kaynak tahsis edilmesi şeklinde kanun, kararname ve diğer mevzuatla sağlanan araştırma, geliştirme, üretim, yatırım, pazarlama ve benzeri tüm aşamalarda uygulanan devlet yardımı, teşvik ve desteklerin, daha önce başlayıp devam eden nakdi olmayanlar ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından proje ve faaliyetleri karşılığında kamu kurum ve kuruluşlarına sağlananlar hariç olmak üzere, verilmesinden önce işverenlerden Kuruma muaccel olmuş prim ve idari para cezası borçlarının bulunmadığına veya tecil ve taksitlendirildiğine ya da yapılandırıldığına dair belge ve bilgilerin istenmesi zorunludur. Devlet yardımı, teşvik ve desteklerden; işverenlerin muaccel prim ve idari para cezası borçları kesilip Kuruma aktarıldıktan sonra, varsa kalan kısmı üzerinden yararlanılabilir. Tecil ve takside bağlanmış ya da yapılandırılmış olan borçlara ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesinden dolayı anlaşması bozulanlardan veya bu sebepler dışında söz konusu yardım, teşvik ve desteklerden yararlanmaması gerektiği sonradan anlaşılanlardan, yapılan devlet yardımı teşvik ve destek ödemeleri ilgili mevzuat çerçevesinde müeyyideleri ile birlikte geri alınır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığı ile Hazine Müsteşarlığının görüşleri alınarak Kurumca belirlenir.

İşverenlere Verilen Devlet Yardımı, Teşvik Ve Desteklerde Sosyal Güvenlik Kurumundan Alınacak Borcu Yoktur Belgesinin Düzenlenmesine İlişkin Usul Ve Esaslara Dair Tebliğ
(Madde 4)
Belirli bölgelere veya sektörlere yönelik ya da kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen özel belgelere veya izinlere dayalı olarak kamudan kaynak tahsis edilmesi şeklinde kanun, kararname ve diğer mevzuatla sağlanan araştırma, geliştirme, üretim, yatırım, pazarlama ve benzeri tüm aşamalarda uygulanan devlet yardımı, teşvik ve destekler bu Tebliğ kapsamında yer alır.
Buna göre;
a) 29/1/2004 tarihli ve 5084 sayılı “Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile sağlanan sigorta primi işveren hissesi teşviki, enerji desteği, bedelsiz yatırım yeri tahsisi ile aynı Kanunun Geçici 1 inci maddesine göre, Organize Sanayi Bölgeleri tüzel kişilikleri tarafından, gerçek ve tüzel kişilere yapılan bedelsiz arsa tahsisi,
b) 14/7/2004 tarihli ve 5225 sayılı “Kültür Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanunu” ile sağlanansigorta primi işveren paylarında indirim, su bedeli indirimi ve enerji desteği,
c) Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Bakanlar Kurulu kararları uyarınca uygulanmakta olanve kamu alacaklarından vazgeçilmesi şeklinde olmayan; katma değer vergisi istisnası, gümrük vergisimuafiyeti, kredi desteği, faiz desteği, turizm enerji desteği,

ç) 12/4/1990 tarihli ve 3624 sayılı Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme Ve Destekleme İdaresiBaşkanlığı Kurulması Hakkında Kanun ve 24/4/2005 tarihli ve 25795 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olan Küçük Ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Destekleri
Yönetmeliği ile sağlanan geri ödemeli ve geri ödemesiz destekler ile 4/5/2004 tarihli ve 2004/7131 sayılı
Bakanlar Kurulu kararına istinaden verilen kredi, faiz destekleri,
d) Araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) destekleri,
e) 28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi HakkındaKanun uyarınca sağlanan ve kamu alacaklarından vazgeçilmesi şeklinde olmayan destek ve teşvikleri,
f) 26/7/2001 tarihli ve 24474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tarımsal AmaçlıKooperatiflere Kullandırılacak Kredilere İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca sağlanan kredi destekleri,
g) İhracat Teşvikleri, gibi devlet yardımı, teşvik ve destekler ile bu maddenin birinci fıkrasında tanımı yapılmış uygulamalar, Kanunun 90 ıncı maddesinin altıncı fıkrası kapsamında sağlanan Devlet yardımı, teşvik ve destekler olarak kabul edilir.
Ülke çapında uygulanan ve özel bir izne veya belgeye dayanmayan Devlet yardımı, teşvik ve destekler ile daha önce başlayıp devam eden nakdi olmayan Devlet yardımı, teşvik ve destekler bu
Tebliğ kapsamına girmez.

(Madde 5)
Bu tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen Devlet yardımları ile teşvik ve desteklerden yararlanacakolan tüzel kişiliği haiz olan ve tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluş işverenlerinin çalıştırdığı sigortalılardan, gerçek kişiliği haiz işverenlerin ise gerek kendi sigortalılığı gerekse çalıştırdığı sigortalılardan dolayı Türkiye genelinde yazının verildiği tarih itibarıyla toplamı 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu gereğince 16 yaşından büyük işçiler için belirlenen aylık asgari ücretin brüttutarından fazla olan muaccel sosyal sigorta ve genel sağlık sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı borçları, Kanunun 90 ıncı maddesinin altıncı fıkrası kapsamına giren borçları oluşturur.
(Madde 6)

İşverenlerin, Devlet yardımları ile teşvik ve desteklerden yararlanabilmeleri için; Türkiye genelinde bu tebliğin 5 inci maddesinde belirtilen ve yazının verildiği veya borcun sorgulandığı tarih itibarıyla muaccel borçlarının bulunmaması veya borçlarının tecil ve taksitlendirilmiş ya da yapılandırılmış olması gerekmektedir.
Tecil ve takside bağlanmış ya da yapılandırılmış olan borçlara ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesinden dolayı anlaşması bozulanlardan veya bu sebepler dışında söz konusu yardım, teşvik ve desteklerden yararlanmaması gerektiği sonradan anlaşılanlardan, yapılan devlet yardımı teşvik ve destek ödemeleri ilgili mevzuat çerçevesinde müeyyideleri ile birlikte geri alınır. Ancak, yapılacak bir ay süreli tebligat üzerine kapsama giren borçlarını tam olarak ödemeleri halinde, bu Tebliğ kapsamında Devlet yardımları ile teşvik ve desteklerden usulüne uygun yararlanılmış sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığı ile Hazine Müsteşarlığının görüşleri alınarak Kurumca belirlenir.
(Madde 7)
Bu tebliğin, 4 üncü maddesinde sayılan Devlet yardımları ile teşvik ve destekleri sağlayan ve ödeme işlemlerini tesis eden kurum ve kuruluşlar, yapacakları Devlet yardımı, teşvik ve destekleri sağlamasına karar verilmeden önce işverenlerden, Tebliğin 5 inci maddesi kapsamına giren borçlarına ilişkin olarak;
a) Kapsama giren borçlarının bulunmadığı,
b) Kapsama giren borçlarının tecil ve taksitlendirildiği ya da yapılandırıldığı,
şeklinde Kurum Sosyal Güvenlik İl/Merkez Müdürlüklerinden alınacak yazıyı veya Kurumun elektronik bilgi iletişim ortamından alınacak barkodlu çıktıyı talep etmeleri zorunludur.
Kurum, Devlet yardımları ile teşvik ve destekleri sağlayan kurum ve kuruluşlara, işverenlerin kapsama giren borçlarına ilişkin bilgileri internet, elektronik bilgi iletişim ortamında da verebilir

SGK - 5510 Sayılı Kanun Kapsamında İşverene Uygulanan İdari Para Cezaları


5510 S.K.MD. 102
Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun;
a) 1) 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile 61 inci maddede belirtilen bildirgeyi, bu Kanunda belirtilen süre içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usûle uygun vermeyenler veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu hâlde anılan ortamda göndermeyenler hakkında her bir sigortalı için asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır.
2) 8 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen bildirgenin verilmediğinin, mahkeme kararından veya Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden ya da diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarının kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden anlaşılması halinde bildirgeyi vermekle yükümlü olanlar hakkında her bir sigortalı için asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır.
3) İşyeri esas alınmak suretiyle bildirgenin verilmediğine ilişkin; mahkemenin karar tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarının tespit tarihinden, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının denetim elemanlarının rapor tarihinden, bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi veya belgelerin Kuruma intikal tarihinden itibaren bir yıl içinde bu bendin (2) numaralı alt bendinde sayılan durumlardan biriyle tekrar bildirge verilmediğinin anlaşılması halinde, bildirgeyi vermekle yükümlü olanlar hakkında bu defa her bir sigortalı için asgari ücretin beş katı tutarında idari para cezası uygulanır.
b) 11 inci maddesinde belirtilen bildirgeyi, Kurumca belirlenen şekle ve usûle uygun vermeyenler veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde, anılan ortamda göndermeyenler veya bu Kanunda belirtilen süre içinde Kuruma vermeyenlere;
1) Kamu idareleri ile bilânço esasına göre defter tutmak zorunda olanlar için asgari ücretin üç katı tutarında,
2) Diğer defterleri tutmak zorunda olanlar için asgari ücretin iki katı tutarında,
3) Defter tutmakla yükümlü olmayanlar için bir aylık asgari ücret tutarında,
idari para cezası uygulanır.

c) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilmesi gereken belgeleri, Kurumca belirlenen şekilde ve usûlde vermeyenler ya da Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler veya belirlenen süre içinde vermeyenlere herbir fiil için;
1) Belgenin asıl olması halinde aylık asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla belgede kayıtlısigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin beşte biri tutarında,

2) Belgenin ek olması halinde, aylık asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla her bir ek belgedekayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin sekizde biri tutarında,

3) Ek belgenin 86 ncı maddenin beşinci fıkrasına istinaden Kurumca re’sen düzenlenmesidurumunda, aylık asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla her bir ek belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin yarısı tutarında,

4) Belgenin mahkeme kararı, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarıncayapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar,kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden, hizmetleri veya kazançları Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiği anlaşılan sigortalılarla ilgili olması halinde, belgenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaksızın, aylık asgari ücretin iki katı tutarında,idari para cezası uygulanır.

d) 59 uncu maddesi uyarınca Kurumun defter ve belge incelemeye yetkili denetim ve kontrollegörevlendirilmiş memurları tarafından veya 59 uncu maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen serbest muhasebeci malî müşavirler ile yeminli malî müşavirlerce düzenlenen raporlara istinaden, Kuruma bildirilmediği tespit edilen eksik işçilik tutarının mal edildiği her bir ay için, aylık asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır.
e) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki yükümlülüğü Kurumca yapılan yazılı ihtara rağmen onbeşgün içinde mücbir sebep olmaksızın tam olarak yerine getirmeyenlere;

1) Bilânço esasına göre defter tutmakla yükümlü olanlar için, aylık asgari ücretin oniki katı tutarında,
2) Diğer defterleri tutmakla yükümlü olanlar için, aylık asgari ücretin altı katı tutarında,
3) Defter tutmakla yükümlü değil iseler, asgari ücretin üç katı tutarında,
4) Tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesigereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla; defter ve belgelerin tümünü verilen süre içinde ibraz etmeklebirlikte; kanunî tasdik süresi geçtikten sonra tasdik ettirilmiş olan defterlerin tasdik tarihinden önceki kısmı, işçilikle ilgili giderlerin işlenmemiş olduğu tespit edilen defterler, sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançların kesin olarak tespitine imkân vermeyecek şekilde usûlsüz veya noksan tutulmuş defterler, herhangi bir ay için sigorta primleri hesabına esas tutulması gereken kazançların ve kazançlarla ilgili ödemelerin (sigorta primine esas kazancın ödemeye bağlı olduğu durumlar dahil) o ayın dahil bulunduğu hesap dönemine ait defterlere işlenmemiş olması halinde, o aya ait defter kayıtları geçerli sayılmaz ve bu geçersizlik hallerinin gerçekleştiği her bir takvim ayı için, aylık asgari ücretin yarısı tutarında; kullanılmaya başlanmadan önce tasdik ettirilmesi zorunlu olduğu halde tasdiksiz tutulmuş olan defterler geçerli sayılmaz ve tutmakla yükümlü bulunulan defter türü dikkate alınarak bu bendin (1) ve (2) numaralı alt bentlerine göre; Vergi Usûl Kanunu gereğince bilanço esasına göre defter tutulması gerekirken işletme hesabı esasına göre tutulmuş defterler geçerli sayılmaz ve bu bendin (1) numaralı alt bendine göre,
5) İşverenler tarafından ibraz edilen aylık ücret tediye bordrosunda; işyerinin sicil numarası, bordronun ilişkin olduğu ay, sigortalının adı, soyadı, sigortalının sosyal güvenlik sicil numarası, ücret ödenen gün sayısı, sigortalının ücreti, ödenen ücret tutarı ve ücretin alındığına dair sigortalının imzasının bulunması zorunludur. Belirtilen unsurlardan herhangi birini ihtiva etmeyen (imza şartı yönünden makbuz mukabilinde veya banka kanalıyla yapılan ödemeler hariç) ücret tediye bordroları geçerli sayılmaz ve her bir geçersiz ücret tediye bordrosu için aylık asgari ücretin yarısı tutarında,idari para cezası uygulanır. İbraz süresi geçirildikten sonra incelemeye sunulan ve tümünün veya bir bölümünün geçersiz olduğu tespit edilen defter ve belgeler yönünden, ayrıca geçersizlik fiilleri için idari para cezası uygulanmaz, sadece tutulan defter türü dikkate alınarak bu bendin (1), (2) ve (3) numaralı alt bentlerine göre idari para cezası uygulanır.
f) 85 inci maddesinin beşinci fıkrasında (…) (1) belirtilen yükümlülükleri belirtilen sürede yerine getirmeyenlere, aylık asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır. (1)
g) 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilenler için aynı maddenin üçüncü fıkrasında, 47 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 90 ıncı maddenin birinci fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen kurum ve kuruluşlar ile tüzel kişilere, aylık asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır. 8 inci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen kamu idareleri ile bankalara sigortalı başına aylık asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır.
h) 11 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen bildirim yükümlülüğünü yasal süresi içinde yerine getirmeyen ticaret sicili memurlukları ile aynı maddenin altıncı fıkrasında belirtilen yükümlülüğü yasal süresi içinde yerine getirmeyen kurum ve kuruluşlara yerine getirilmeyen her bir bildirim yükümlülüğü için aylık asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır.
ı) Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarının;
l) Bu Kanunun uygulanmasından doğan inceleme ve soruşturma görevlerini yerine getirmeleri sırasında işverenler, sigortalılar, işyeri sahipleri ve bu işle ilgili diğer kişiler görevlerini yapmasına engel olamazlar; engel olanlar hakkında eylemleri başka bir suç oluştursa dahi, asgari ücretin beş katı tutarında idari para cezası uygulanır.
2) Görevlerini yapmasını engellemek amacıyla cebir ve tehdit kullanan işverenler, sigortalılar, işyeri sahipleri ve bu işle ilgili diğer kişiler fiil daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde Türk Ceza Kanununun 265 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre cezalandırılır. Bu suçu işleyenler hakkında ayrıca asgari ücretin on katı tutarında idari para cezası uygulanır.
i) Kurum tarafından bu Kanunun 100 üncü maddesi kapsamında Kurum tarafından istenen bilgi ve belgeleri belirlenen süre içinde mücbir sebep olmaksızın vermeyen kamu idareleri, bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlar ile diğer gerçek ve tüzel kişiler hakkında, aylık asgari ücretin beş katı tutarında, geç verilmesi halinde ise aylık asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır. (Ek cümle: 13/2/2011-6111/45 md.) Ancak 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılara geçici iş göremezlik ödeneği ödemelerinde 100 üncü maddeye istinaden Kurumca işverenlerden istenilen bildirimlerin belirlenen süre içerisinde ve elektronik ortamda yapılmaması halinde sigortalı başına aylık asgari ücretin onda biri, hiç yapılmaması halinde ise sigortalı başına aylık asgari ücretin yarısı tutarında idari para cezası uygulanır.
j) (Ek: 18/2/2009-5838/4 md.) 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalılığı sona erenlere ilişkin bildirim ile 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesinde yer alan sandıklara, sandık iştirakçiliğinin başlama veya sona ermesine ilişkin bildirimi, süresi içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usule uygun olarak yapmayanlar veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler hakkında, her bir sigortalı veya sandık iştirakçisi için asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır.
k) (Ek: 25/6/2009-5917/42 md.) 100 üncü maddesinin altıncı fıkrasına göre genel sağlık sigortalılarının bakmakla yükümlü oldukları kişilere ait bilgi girişlerini süresinde yapmayanlar ile bakmakla yükümlü olunan kişi olmayanlara ait bilgi girişi yapanlara asgari ücretin yarısı tutarında idari para cezası uygulanır.
l) (Ek: 13/2/2011-6111/45 md.) Ek 6 ncı maddesine göre yapılması gereken bildirim veya kontrol yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde, her bir fiil için asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır.
Mahkeme kararına, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelere ya da kamu idarelerinden alınan belgelere istinaden düzenlenenler hariç olmak üzere, bildirgenin yasal süresi geçtikten sonra ilgililerce kendiliklerinden verilmesi halinde, bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde öngörülen cezalar üçte ikisi oranında uygulanır.
İdarî para cezası uygulanması 8 inci, 9 uncu, 11 inci ve 86 ncı maddelerde belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi yükümlülüğünü kaldırmaz.
İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde, idari para cezası kesinleşir.
İdarî para cezalarının, Kuruma itiraz edilmeden veya yargı yoluna başvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme idari para cezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkını etkilemez. Ancak Kurumca veyamahkemece Kurum lehine karar verilmesi halinde, daha önce tahsil edilmemiş olan dörttebirlik ceza tutarı, 89 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü de dikkate alınarak tahsil edilir.
Mahkemeye başvurulması idari para cezasının takip ve tahsilini durdurmaz. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde ödenmeyen idari para cezaları, 89 uncu madde hükmü gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir.
İdarî para cezaları hakkında, bu Kanun ve 16/5/2006 tarihli ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununda hüküm bulunmayan hallerde 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır.

SGK - İdari Para Cezalarında Zamanaşımı



5510 S.K.MD. 102
İdarî para cezaları on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımı süresi, fiilin işlendiği tarihten itibaren başlar.
5510 S.K.MD. 91
Prim borcunun ertelendiği sürede zamanaşımı işlemez ve ertelenen kısmına gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmaz.
5510 S.K.MD. 93
Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tâbidir. Kurumun prim ve diğer alacakları; mahkeme kararı sonucunda doğmuş ise mahkeme kararının kesinleşme tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş ise rapor tarihinden, kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden doğmuş ise bu soruşturma, denetim ve inceleme sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihten veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden doğmuş ise bilgi ve belgenin Kuruma intikal ettiği tarihten itibaren, zamanaşımı on yıl olarak uygulanır. Bu alacaklar için 89 uncu madde gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı, 88 inci maddede belirtilen ödeme süresinin son gününü takip eden günden itibaren uygulanır.
Bu Kanuna dayanılarak Kurumca açılacak tazminat ve rücû davaları, on yıllık zamanaşımına tâbidir. Zamanaşımı tarihi; rücû konusu gelir ve aylıklar bakımından Kurum onay tarihinden, masraf ve ödemeler için ise masraf veya ödeme tarihinden itibaren başlar.
Zamanaşımından sonra yapılan ödemeler kabul edilir. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine tâbi sigortalıların zamanaşımı nedeniyle prim ödenmeyen süreleri, sigortalılık süresinden sayılmaz ve bu süreye ilişkin sigortalılık hak ve yükümlülükleri düşer