.

çocuk oyunları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk oyunları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Kasım 2019 Çarşamba

Saklambaç


Çocukken saklambaç  oynardık.  “Ebe”   olanımız ya bir evin  duvarına  ya da bir ağaca  yüzünü döner,  gözlerini eliyle kapatırdı.

1 den  10 a    kadar sayar,   “saklanmayan ebe der”  ve gözlerini  (!) açardı.

Hiçbir  ebe  gözlerini tam kapatmaz  hafifçe aralar sağdan soldan kimin nereye saklandığını  gözetlerdi  hoş  çoğumuz da  aynı yerlere saklanırdık.

Burada  önemli olan aslında kimin nereye saklandığı  ya da saklanılan  yerin bilinmemesi değildi.
Çünkü hangimiz saklambaç  oyunundaki  “ebe”  olsak  gözlerimizi  kapattığımız  el parmaklarımızı   hafifce aralayarak arasından saklanılan  yere bakardık.

Bu arada kalabalık  bir grupsak  tabii ki  bu oyunda en güçlü olana odaklanır,  zayıf olanlara odaklanmaz,  parmaklarımızı araladığımız yerden zayıf olanı  gözetlemezdik yani onu  çokta önemsemezdik.

Sonra    sayım  bitip  aramaya başladığımızda,  aslında nereye saklandığını   gördüğümüz arkadaşımızı şöyle biraz  arar gibi yapıp, çevresinde dolanır  o cesaretlenip saklandığı yerden sıkılıp  koşmaya başlayınca biz de koşar   ilk  sobeleyen olmak  üzere mücadelemize başlardık.  Bu oyunumuzda önemli olan saklanılan yer,  oranın bulunmaması  değil önemli olan  hızlı koşan olmaktı.

Bir  Ebe  Stratejisi:   Yaslandığımız  duvar ya da agac yanından ayrılmayıp,  saklananların sıkılmasını beklemek, sıkılıp çıktıklarında hemen sobelemek - risk almadan bekle 

Bir saklanan Stratejisi :  Saklandığın yerden çık,  Ebe  olandan daha hızlı koş  - risk al

Oyunun kuralları ve kural dışı olanlar belli ve biz bu oyunu hep böyle oynar, oyunun tüm hilesini hepimiz bilir  ama  aramızda bunları hiç  konuşmazdık.

Yoksa siz bu oyuna   iş hayatında rastlamadınız mı ? İnanmam. Hadi şimdi  iş hayatımıza aktardığımız bu bilindik oyundaki  rol   ve stratejilerimizi  yazalım  ve hatta  en çok kazanan kimler  bir bir sıralayalım...